Veysel'in Kahvesi /Bıyıklı Adamlar
![]() |
| Kaleiçi ayrı bir Anadolu'dur ayrı bir Antalya'dır. |
![]() |
| Kaleiçi Mimarisinden kareler |
Veysel bu ya bazen var bazen yok gündüzleri, akşama doğru çıkar ortaya
o vakitler bi yoğunluk başlardı işte.
Çıraklardan biri gelip bir işin ucundan tuttuğu zaman o da karnını doyuracak bir arayı kovalardı. Kıyamam, kim varsa artık çevresinde hep beraber yine sohbetle yer içerdik bu iki lokmayı da.
Sigara dumanı altında çay/kahvesi elinde artık Antalya'nın nemiyle daha bi eskimiş rutubetli kitapları karıştırmaya koşardı müşteriler her akşam. Dergiler, kitaplar,Cd'ler, posterler daha neler neler vardı kahvenin kütüphanesinde.
Yine Veysel'in Kahvesi'ndeyiz, heryer kitap, heryer kahve kokusu, sigara dumanı.
Veysel'de tılsım var sanki, Çırakları da bedava çalışır, çok severler bu mekanı ve Veysel abilerini.
Veysel'in Çırakları iş başında, hepsi Anadolu Erkeği, gür bıyıklı, yiğit, mert adamlar. Ellerinde çay tepsisi ile çayı kahveyi servis ediyorlar yeni gelenlerin masalarına. Her akşam gelenler aynı müdavimlerden olduğundan, bilirler ne içeceklerini.
Bizim çocuklar bunlar, okumuşlar etmişler az gitmiş çok görmüşler, ölçüp biçmişlerdi her düşüncenin ardını...
vakit bi hayli ilerledikçe memleketi masaya yatırıp konuyu açarlardı, biz de konuya bir kafa yoralım der ve lafa, sohbete girerdik.
Eee bizimde bildiklerimiz vardı. Aynı muhalif haber kanallarını bize de servis ediyordu bu muhabirler. Kitaplardan da okuyup öğrendiklerimiz vardı.
Başlardık konuşmaya, itip kakıştırmaya. Konu sardıysa eğer gaza gelip de verip veriştirmeye.
Bizim çocuklar okumuş etmiş ama öyle sıkılmışlar ki okulda, ne bildiklerini anlatmak için bilmeyenlerin de masasına çay/ kahveyle fikir götürmeye devam ediyorlardı. Veysel'in çırakları bunlar. Akşama kadar masa başında dirsek çürütüp, amfide öğretmenlik yapıp, akşam da çay/kahve severlere ücretsiz memleket dersi verirlerdi.
Gerçekten de şaka bi yana memleketin hali harap olmuş herkes muhalif haberlerden bitap düşmüştü. Hangi liderin daha çok fanatiği varsa o liderin burnundan kıl almaya başlardık, tabii liderlerin bundan haberi olmazdı...
Bizler, doksanların tüm moda konularını ve şarkılarını açıp yine çocukluğumuzda ki ana vatanımız olan kaygısız anılarımıza geri gelene kadar sanatçısı, yazarı, tiyatrocusu, göçmeni, çok okumaktan konuşamayanları dinleye dinleye vakti gece yarısı yapardık.
Veysel ve Çırakları dükkanı kapatmaya başlamasalar eve gitmeye niyetimiz olmayacağından Veysel'de bunu bildiğinden hepimize, gülümseyerek " kapatalım mı artık?" derdi .
Saate bakıp masalardan kalmaya başlar, bir gece yarısı daha Kaleiçi'ne veda ederken yarın içinde sözleşirdik.
Birbaşka Tatilci Bebek yazımızda görüşmek üzere sevgilerle Pera.
Antalya /Kaleiçi 23 ağustos 2018


Yorumlar
Yorum Gönder